Hepimizin küçük veya büyük bir sürü hayali vardır. Peki bunların kaçını hayata geçirebiliyoruz? Bence çok az bir kısmını. Hayatımızda hayallerimiz, yapmak istediklerimiz hep arka planda kalır. Ne yapmak istediğimizi, neyden mutlu olduğumuzu çoğu zaman unuturuz.Ya da unutturuluruz. Çünkü kendimizi hayat koşturmacasına öyle bir kaptırmışızdır ki çoğu zaman ne kendimizi, ne çevremizi ne de hayallerimizi görürüz. İnsanlar bizim yerimize hayallerimize yön verir. Yani rüzgar nereden eserse kendimizi orada buluruz. Bu da zaman içinde bizi yorgun bırakır. Hayallerimiz, umutlarımız aklımıza geldiğinde ise iş işten çoktan geçmiştir. Bu nedenle bu düzene bir dur demeniz gerekir. Nasıl nefes almayı unutmuyorsak hayallerimizi de unutmamalıyız.Onlar bizim için nefes almamız kadar önemli çünkü ne kadarını hayata geçirirsek o kadar mutluluğu yakalamış oluruz.
Çoğu zaman hayallerimiz başkaları için çok saçma, gereksiz, imkansız gelir ama bu onların değil sizin hayaliniz. Bırakın onlar ne düşünürse düşünsün siz kendinizi nasıl mutlu hissediyorsanız o şekilde davranın. İçinizden şiir mi yazmak geliyor kötü de olsa yazın, yağmur altında bağırarak şarkı söylemek veya koşmak mı geliyor koşun , hayaliniz de futbolcu veya basketbolcu olmak mı var olun , müzik hayatınızdaki en değerli varlık mı onu asla bırakmayın. Bırakın çevrenizi bu hayat sizin siz nasıl ne şekilde yaşamak istiyorsanız yaşayın. Hayallerinizi umutlarınızı kenara atmayın. Çünkü onlar sizin mutluluk kaynağınız, yaşam kaynağınız, gelecekteki umutlarınız.
Kendinizi rüzgara bırakıp savrulmayın, rüzgarın yönünü siz belirleyin bırakın o rüzgarda gereksiz ne varsa, kişiler, yapmak istemediğiniz mesleğiniz, aklınıza gelecek her şey savrulsun. Siz herkesten çok daha önemlisiniz !...