3 Nisan 2015 Cuma

Hayatımızdaki insanlar....

             Hepimizin hayatında birçok insan var. Kimilerine fazla değer veririz ki bunlar en yakınımızda olduğunu düşündüğümüz insanlardır. Kimilerine de hiç değer vermeyiz onlarda bizim için hep düşman gibi görünür gözümüze. Böylece hayatımızda bir sürü insan olduğunu düşünürüz. Ama öyle bir an gelir ki bu insan kalabalığında bile kendimizi yapayalnız hissederiz. Sanki söylediklerimizi kendimizden başka kimse anlamıyor gibi olur. Kime bir derdimizi açsak hep önce boşver takma kafanalar sonra zamana bırak zaman her şeyin ilacıdırlar gelir. Ya da hiç bir şey için geç değil yeter ki iste yaparsınlar. Ama kimse gerçekten sizin aklınızdan geçenleri bilmek istemez. Neler hissettiğiniz çoğu insan için önemli bile değildir. Onlar sizin bazı şeyleri abarttığını bile düşünür. Anlattığınız çoğu şeyi dinlemez bile. Onun aklında ahh bir sussa artık, off ne sorunlu insan gibi şeyler dolaşır durur. Ama iş kendisi olduğunda her şey değişir. Size akıl danışmaya gelir ve sizde her şeyi bir kenara bırakıp ona yardımcı olursunuz. Peki bundan pişman olur musunuz ? Ben olmam çünkü hep derim insanlık bende kalsın, karşıdaki isterse dünyanın en kötü insanı olsun....
          Peki bütün bunlara neden katlanıyoruz ? Yalnızlıktan korktuğumuz için mi ? Yoksa insanların hayatımızda olmalarına alıştığımız hatta onların bizi yönlendirmelerine izin verip bazı zor durumlardan kendimizi kurtarmayı düşündüğümüz için mi?
       Bence hepsi de olabilir. Ama benim bildiğim bir şey var ki hayatımda kimse benden değerli değildir ailem dışında tabi. Onlar olmazsa asıl o zaman yalnızlık olur benim için. Böyle olunca hayatımda az insan oluyor belki ama bu durumdan şikayetçi değilim çünkü onlar benim ne yalnız kalmaktan korktuğum için hayatımda olan insanlar ne de zorunluluktan. Onlar hayatımda çünkü onlarla hiç bir çıkar ilişkisi kurmadan bir şeyler paylaşmak güzel.
   Bazı insanlar vardır ki değer verdikçe tepene binerler ve sizi bir yerden sonra mutlu etmek yerine mutsuzluğa sürüklerler bu nedenle böyle insanlardan uzak durmak en iyi yöntemdir.
 Kimileri de vardır ki hayatınızda olmasa da olurlar. Size kötülükten başka bir şey getirmezler. Böyle insanlar oldukça hayatımda yalnız olurum daha iyi dersiniz. Ben çok yaşadım çok dost kazığı yedim ilk zamanlar canım çok yandı ama anladım ki onlar için mutsuz olmaya değmez. Bıraktım onlar kendi kötülük dünyalarında gezsinler ben hayatımda yeni sayfalar açıp mutlu olmayı öğrendim......

                Son olarak;  iyi ki hayatımda dediğimiz insanların kıymetini bilelim ve onlara hayatımızda hep bir yer açalım, ama gereğinden fazla değeri haketmeyenleri de hayatımızdan çıkaralım çünkü onlar bize hep mutsuzluk getirir....

16 Şubat 2014 Pazar

Hayallerimiz....

       Hepimizin küçük veya büyük bir sürü hayali vardır. Peki bunların kaçını hayata geçirebiliyoruz? Bence çok az bir kısmını. Hayatımızda hayallerimiz, yapmak istediklerimiz hep arka planda kalır. Ne yapmak istediğimizi, neyden mutlu olduğumuzu çoğu zaman unuturuz.Ya da unutturuluruz. Çünkü kendimizi hayat koşturmacasına öyle bir kaptırmışızdır ki çoğu zaman ne kendimizi, ne çevremizi ne de hayallerimizi görürüz. İnsanlar bizim yerimize hayallerimize yön verir. Yani rüzgar nereden eserse kendimizi orada buluruz. Bu da zaman içinde bizi yorgun bırakır. Hayallerimiz, umutlarımız aklımıza geldiğinde ise  iş işten çoktan geçmiştir. Bu nedenle bu düzene bir dur demeniz gerekir. Nasıl nefes almayı unutmuyorsak hayallerimizi de unutmamalıyız.Onlar bizim için nefes almamız kadar önemli çünkü ne kadarını hayata geçirirsek o kadar mutluluğu yakalamış oluruz.
      Çoğu zaman hayallerimiz başkaları için çok saçma, gereksiz, imkansız gelir ama bu onların değil sizin hayaliniz. Bırakın onlar ne düşünürse düşünsün siz kendinizi nasıl mutlu hissediyorsanız o şekilde davranın. İçinizden şiir mi yazmak geliyor kötü de olsa yazın, yağmur altında bağırarak şarkı söylemek veya koşmak mı  geliyor koşun , hayaliniz de futbolcu veya basketbolcu olmak mı var olun , müzik hayatınızdaki en değerli varlık mı onu asla bırakmayın. Bırakın çevrenizi bu hayat sizin siz nasıl ne şekilde yaşamak istiyorsanız yaşayın. Hayallerinizi umutlarınızı kenara atmayın. Çünkü onlar sizin mutluluk kaynağınız, yaşam kaynağınız, gelecekteki umutlarınız.

      Kendinizi rüzgara bırakıp savrulmayın, rüzgarın yönünü siz belirleyin bırakın o rüzgarda gereksiz ne varsa, kişiler, yapmak istemediğiniz mesleğiniz, aklınıza gelecek her şey savrulsun. Siz herkesten çok daha önemlisiniz !...

22 Eylül 2011 Perşembe

Orfoz, lagos kurtuldu / lüfer için kara göründü / şimdi eyleme katıl / göster gücünü

Orfoz, lagos kurtuldu / lüfer için kara öründü / şimdi eyleme katıl / göster gücünü: “Seninki kaç santim?” kampanyasına 600 bin kişinin verdiği destekle lagos ve orfozu kurtardık. Sıra diğer türleri kurtarmakta! Denizlerimizin ve balıkların geleceği için, iş işten geçmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl.